Kendimle baş başa kaldım, her zamanki bankta. Üzerinde şöyle yazıyor:
“Above all nations is humanity.” [1]İnsanlık her milletten üstündür
Birkaç metre ötede bir ağaç var, bağış yapanlar altındaki taşa şöyle yazdırmış:
“Live Love Laugh” [2]Yaşa Sev Gül
İnsanın düşünmesi için bundan daha iyi bir ortam olamaz belki. Doğanın tam ortasında, fakat şehri de hissedebileceğimiz bir noktada taş bir bank… Burada yazanlar (yukarıda bahsettiklerim) zamanın ötesinde.
Okulun bu noktası benim için çok özel. Açıklamak istiyorum:
Yokuşu tırmanıyorsunuz, birkaç viraj döndükten sonra, meydana çok az kalmışken karşımıza bunlar çıkıyor. Hayat da böyle olsa gerek. Hedefimiz her neresi olursa olsun, durup dinlenirken, yahut kısa bir duraklama anında en önemli detaylar yaşamak, sevmek ve gülmek belki. Sonrasında yokuş kolay, sadece adımlar farklı…
Biz başarıyı şekillendirirken, başarı da bizi şekillendiriyor. Var oluşumuz gereği (ya da sonucu) bizim olan algımız zamana hapsoluyor; derken öylece duran taşlar, yine algımız aracılığıyla bizi zamandan kurtarıyor.
Sakin bir köşede, oturmak için uygun şekil verilmiş bir taşın üzerindeyim. Hava kararıyor, ancak burada yazan şeylerin ışığı benliğimi aydınlatmakta…
İnsanlığım bilgimi sarıyor, tatlar renkleniyor, aklıma bir müzik düşüyor;
yolculuk zamanı…
TaşBank / 15/11/2019
Çok güzel!
Okudum, iyi geldi. Tanıdık bir şey çıkardım sanki sandıktan. Senin tozlanmamış, güzelce sakladığım kelimelerin galiba! Sevgi ile. Bi de şey daha, çok yazalım! <3 kalp.